‘Yeni güvenlik mimarisinde’ Türkiye stratejik konumda
TABA-AmCham tarafından düzenlenen “360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri” paneli; kamu, diplomasi, akademi, savunma sanayii, finans, yatırım ve iş dünyasının temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı’nın açılış konuşmasıyla başlayan, Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi/İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür Yardımcısı ve TABA-AmCham Ekonomi Komitesi Başkan Yardımcısı Aslı Usul Sever de konuşmacı olarak yer aldı. Panelde değişen küresel güvenlik mimarisinin ekonomiye, finansal piyasalara, yatırım kararlarına ve uluslararası sermaye hareketlerine etkileri çok boyutlu olarak ele alındı.
Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) tarafından düzenlenen “360° Perspektif: NATO Zirvesi Sonrası Türkiye – Güvenlik, Finans, Yatırım ve Türkiye-ABD İlişkileri” paneli, kamu, diplomasi, akademi, savunma sanayii, finans, yatırım ve iş dünyasının temsilcilerininin katılımıyla tamamlandı. Programda, NATO Zirvesi sonrasında ortaya çıkan yeni güvenlik mimarisinin Türkiye açısından ekonomik, teknolojik ve yatırım boyutları değerlendirildi.
Panelde Emekli Tank Kurmay Albay, İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Güvenlik ve Strateji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Özmen; Emekli Kurmay Albay, Eski Askerî Ataşe, Savunma Politikaları ve Stratejik Planlama Uzmanı Dr. Haldun Koçak; İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür Yardımcısı ve TABA-AmCham Ekonomi Komitesi Başkan Yardımcısı Aslı Usul Sever, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Savunma ve Havacılık Sektör Sorumlusu, Analist Bora Balçay ile TABA-AmCham Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi Başkanı İlker Küçüker konuşmacı olarak yer aldı.
Panel boyunca NATO’nun 360° güvenlik yaklaşımından transatlantik güvenlik gündemine, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki gelişmelerden Türkiye’nin NATO içerisindeki stratejik rolüne kadar geniş bir çerçeve ele alındı. Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği ise savunma, ileri teknoloji, finans, yatırım ve dış ticaret eksenlerinde değerlendirildi.
TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, açılış konuşmasında yeni dönemde güvenliğin yalnızca askeri bir konu olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerindeki potansiyele de işaret eden Sanlı, iki ülke arasındaki mal ve hizmet ticaretinin 2024 yılında yaklaşık 43 milyar dolara, yalnızca mal ticaretinin ise 2025 yılında 36,8 milyar dolara ulaştığını belirtti. Sanlı, “Hedefimiz yalnızca mevcut rakamları büyütmek değil; ticareti ve yatırımları teknoloji, savunma sanayii, enerji, finans, ileri imalat ve dijital ekonomi gibi yüksek katma değerli alanlara taşımaktır. Türkiye yalnızca yatırım yapılabilecek bir ülke değil; birlikte yatırım yapılabilecek stratejik bir ortaktır.” dedi.

JEOPOLİTİK GELİŞMELER YATIRIM KARARLARINI YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR
TABA-AmCham Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi ile Finans, Ekonomi ve Dış Ticaret Komitesi bünyesinde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü TABA-AmChamSavunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Komitesi Başkanı ve Ulukartal Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi/İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal üstlendi.
Panelin açılışında yaptığı konuşmada küresel güvenlik mimarisindeki değişime dikkat çeken Ünsal, güvenlik, diplomasi, ekonomi, finans ve teknolojinin artık birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Ünsal, “Güvenlik de artık yalnızca sınırların ve askerî kapasitenin korunmasını ifade etmiyor. Enerji arzından finansal istikrara, tedarik zincirlerinden veri güvenliğine kadar uzanan bütüncül bir yaklaşım gerekiyor.” dedi.
Türkiye’nin yeni güvenlik mimarisindeki stratejik konumuna da değinen Ünsal, Türkiye-ABD ilişkilerinde savunma, güvenlik, enerji, ticaret, finans ve ileri teknolojiler alanlarında güçlü bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu belirtti.
Jeopolitik gelişmelerin yatırım dünyası üzerindeki etkisine dikkat çeken Ünsal, “Jeopolitik gelişmeler yalnızca devletlerin güvenlik politikalarını şekillendirmiyor; şirketlerin yatırım kararlarını ve uluslararası sermayenin yönünü de değiştiriyor. Sermaye artık yalnızca yüksek getiri aramıyor; siyasi istikrarı, hukuki öngörülebilirliği, enerji güvenliğini, teknoloji kapasitesini ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığını birlikte değerlendiriyor.” diye konuştu.

SAVUNMA SANAYİİNİN BÜYÜMESİNDE SERMAYE PİYASALARI ÖNE ÇIKIYOR
Panelde savunma sanayiine finans dünyasının penceresinden bakan İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür Yardımcısı ve TABA-AmCham Ekonomi Komitesi Başkan Yardımcısı Aslı Usul Sever ise Türk savunma sanayiinin yakaladığı ihracat ivmesinin sürdürülebilmesi için şirketlerin sermayeye erişiminin kritik önem taşıdığına dikkat çekti.

Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 2002 yılındaki 248 milyon dolar seviyesinden 2025 yılında 10 milyar doların üzerine çıktığını hatırlatan Sever, Türkiye ile ABD arasındaki savunma sanayii ilişkisinin de yeni bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirtti. Savunma şirketlerinin teknolojik başarısının tek başına yeterli olmadığına, bu şirketlerin küresel rekabette güçlenebilmek için ölçeklenmesi gerektiğine işaret eden Sever, sektörün finansman ihtiyacının klasik sektörlere kıyasla çok daha erken başladığını söyledi ve ekledi:
“Savunma sanayiinde çok sık karşılaştığımız tablo şu: Teknoloji var. Ürün var. Sipariş potansiyeli var. İhracat pazarı var. Ama büyümeyi hızlandıracak sermayeye de ihtiyaç var. İşte bence finans sektörü olarak bizim devreye girmemiz gereken nokta tam olarak burası.”
Sermaye piyasalarının savunma şirketleriyle ilişkisinin yalnızca halka arz aşamasında başlamaması gerektiğini vurgulayan Sever, “Nitelikli yatırımcıların, girişim sermayesi yatırım fonlarının ve uzun vadeli kurumsal yatırımcıların savunma sanayii şirketlerine daha erken aşamalarda yatırım yapmasını teşvik etmemiz gerekiyor. Çünkü savunma sanayiinde yatırımcı aslında yalnızca bugünkü bilanço veya bugünkü kârlılığı satın almıyor. Gelecekte ihracata dönüşebilecek bir teknolojinin, bir patentin, bir üretim kabiliyetinin ve bazen küresel ölçekte rekabet edebilecek bir şirketin büyümesine ortak oluyor. Sermayenin, yalnızca şirket halka arz büyüklüğüne ulaştığında değil, o büyüklüğe ulaşma yolculuğunda da şirketin yanında olması gerekiyor. Biz İntegral Yatırım olarak sermaye piyasalarının burada çok önemli bir rol üstlenebileceğine inanıyoruz.” diye konuştu.
HARVARDAE VE TABA-AmCham SERTİFİKALARI SAHİPLERİNİ BULDU
Programın devamında Harvard Alumni Entrepreneurs (HarvardAE) sertifika takdimi ile TABA-AmCham üye sertifika ve plaket takdim töreni gerçekleştirildi.
Törende Ulukartal Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Cenk Ulukartal, UlukartalHolding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı S. Mert Ünsal, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Taşdoğan, İntegral Yatırım Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Aslı Usul Sever ile İntegral Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Saffet Ülker de Harvard Alumni Entrepreneurs programı kapsamındaki sertifikalarını aldı. Katılımcılara sertifika ve plaketlerinin takdim edilmesinin ardından program, networking resepsiyonuyla sona erdi.